Ekrem İmamoğlu Siyasal Casusluk Davasının Üçüncü Duruşmasında Hâkim Karşısına Çıktı

Silivri Cezaevi'nde görülen siyasal casusluk davasının üçüncü duruşmasında tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Necati Özkan, Merdan Yanardağ ve Hüseyin Gün yeniden hâkim karşısına çıktı. Duruşmada sav

Ekrem İmamoğlu Siyasal Casusluk Davasının Üçüncü Duruşmasında Hâkim Karşısına Çıktı
Google'da Abone Ol service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Silivri Cezaevi’nde görülen siyasal casusluk davasının üçüncü duruşmasında tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Necati Özkan, Merdan Yanardağ ve Hüseyin Gün yeniden hâkim karşısına çıktı. Duruşmada savunmasını yapan İmamoğlu, yöneltilen suçlamalara somut delil bulunmadığını belirterek beraat talebini ve eleştirilerini dile getirdi.

İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Silivri Cezaevi yerleşkesindeki salonda yürütülen yargılamada, dört sanık hakkında hazırlanan 162 sayfalık iddianamede “siyasal casusluk” suçlamasıyla 15 yıldan 20 yıla kadar hapis cezası talep ediliyor. Aynı gün görülen İBB davasında da hâkim karşısına çıkan İmamoğlu, duruşma salonunda ilk savunma yapan isim oldu.

Duruşma salonuna girişte izleyicilerle ve ailesiyle selamlaşan Ekrem İmamoğlu, babası Hasan İmamoğlu’na hitaben konuştu.

Baba hoşgeldin

Salondaki yurttaşların seslenişlerine yanıt veren İmamoğlu, katılımcılara şu sözlerle seslendi:

Kötüler kötü, biz iyiyiz.

Beni beklemeden siz harekete geçin ben bir yerden katılırım. Partinin içini doldurun.

Aynı davada yargılanan Merdan Yanardağ ise salondaki gazetecilere hitaben açıklamada bulundu.

Hoş geldiniz

İmamoğlu Duruşmada Savunmasını Yaptı

Günün diğer duruşmasını da takip etmek istediğini belirten İmamoğlu, ilk sözü alarak savunmasına başladı.

İBB davasında savunma yapan herkesi dinlemem gerekiyor, kaçıramam

Hangi bilgiyi temin ettim, kime aktardım, hangi talimatı verdim? Mahkeme heyeti de böyle bir soru sormadı. Buradaki arkadaşlara da sorulmadı. 3-5 muhterisin mahkemeyi meşgul etmesini yaşıyoruz. 87 milyonun derdine derman olamayan hükümetin çözümü yargı kollarını görevlendirmekti. Gözü körleşmiş bir zihniyet, Esenyurt operasyonu yaparak ilk tutuklamayı yapmış ve oprasyonuna başlamıştır. 2 yıldır Türkiye yüzlerce kanuna aykırı yöntemlerle devletin tüm kurumlarını vahşice kullanarak, korkutarak, kimine menfaat yolcuğu önune koyarak asrın hukuksuzluğuna imza atmıştır. Önümüzdeki süreçte bedeli ağır olacak asrın soygunu fon vurgunu buna dahil değildir. Geçmişte Boğaz Köprüsü’nü satacak diye mizah unsuru yapılan köprüleri satacak, şeytanın aklına glemeyecek şekilde türlü oyunlar edecek hale gelmişlerdir. Yazıklar olsun.

Belediyede kendi aracımı kullandım. Belediyeye tahsis ettim. 12 yılda 35 milyon TL kamuya faydam olmuş. Ama bugün kamu malına zararla yargılanıyorum. İddianın ağırlığı ile hukuki bir ciddiyet olsun. Hadi oradan! Hangi talimatı vermişim? Hangi bilgiyi kime aktarmışım? Mahkeme heyeti böyle bir soru sormadı. Ama bununla yargılanıyoruz. Hangi eylemle devletin güvenliğini tehdit ediyormuşum? Elimizde bir şey yok.

107 duruşmaya katıldım. Bir tane delil yansıtılmaz mı… ‘İmamoğlu devletin aleyhine iş yapacak’mış. Bunu diyenin alnını karışlarım. Onlarla uğraşacağım. Hangi ülkeye casusluk yapmışım? NATO buradaydı, ülkelere sorsaydınız. F-35 alacağız ya New York’tan onu alamadınız, ‘Ekrem İmamoğlu casus mu?’ diye sorup öğrenip öyle gelseydiniz.

Kendini seven, aşık insanlardan hiç olmadım. Bu mücadeleye devam edeceğim. Huzurdaki davada casuslukla suçluyorlar. Veri topluyormuşum, seçmen analizi yapıyormuşum. Bu ülkenin güvenliğini tehdit ediyormuşum. Devletin güvenliğinden, kurumların güvenliğinden söz ediyoruz. Vatandaşın birikimlerinin nasıl korunduğunu görüyoruz. Ankara’dakiler kafasını kuma gömmüş. Bu işin içinde akrabası, gelini, damadı var. Üst düzey Saray bürokrasisinin parmakları bu işin içinde. Devlet Denetleme Kurulu, Borsa İstanbul’un yönetim kurulu üyesi… Bu ülkede bir emekli polis canına kıyarken fon soygunun failleri korunuyor.

Davanın Geçmişi ve Ara Kararlar

İlk celsesi 11 Mayıs 2026 tarihinde başlayan ve üç gün süren davada mahkeme heyeti, Milli İstihbarat Teşkilatı’na yazı göndererek sanıklar hakkında casusluk tespitinin bulunup bulunmadığını sormuştu. 6 Temmuz 2026 tarihindeki ikinci duruşmada ise MİT’ten beklenen cevabın gelmediği belirtilerek sanıkların tutukluluk halinin devamına hükmedilmişti.

Yargılamanın üçüncü duruşmasında mahkemenin MİT, Emniyet Genel Müdürlüğü ve Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’ndan talep ettiği ek dijital inceleme raporlarının dava dosyasına girmesi bekleniyor.

Ekrem İmamoğlu Siyasal Casusluk Davasının Üçüncü Duruşmasında Hâkim Karşısına Çıktı
0
Haber Bülteni
Bültenimize Katılın

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

Spam göndermiyoruz. İstediğiniz zaman abonelikten çıkabilirsiniz.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter